FELSEFEMİZ
"Kişi yaşadığı yere benzer."
- Edip Cansever
Bu benzerliğin karşılıklı olduğuna inanıyoruz. Antakya'da, mekanın ruhu lezzetlerinde saklıdır. Ve bir tadın hatırası korunduğunda, o mekanın ruhu yeniden yeşermenin bir yolunu bulur.
MANİFESTO
1.
Sofretna, anıları zamana karşı korur. Bu proje, içeriklerin yanı sıra üreticilerin hikayelerini, teknikleri ve bunların ardındaki kültürel kökenleri de belgelemeyi hedefler.
2.
Sofretna, gıdamıza hayat veren ellerin görünürlüğü ve gerçek desteği hak ettiğini bilir. Kendini bu kolektif hafızanın sahibi değil, emanetçisi olarak görür.
3.
Sofretna, toprağın kadim bilgeliğini sürdürülebilir bir geleceğin temeli sayar. Üreticiyi ve toprağı merkeze alarak, mutfak mirasını toplumsal dönüşüm için "yaşayan bir organizma" olarak kabul eder.
4.
Sofretna, bilgiyi paylaşmanın bir sofrayı paylaşmak kadar hayati olduğuna inanır. Tarifleri, hafızayı ve ritüelleri geleceğe aktararak, toplumsal dokuyu korumayı amaçlar.

KİŞİSEL BİR NOT
Akademik bir araştırma olarak başlayan bu yolculuk, bir bağlılığa dönüştü.
Antakya’nın yanı başında, Adana’da büyürken şunu çok erken yaşta öğrendim: Bizim coğrafyamızın sınırlarını kurulan o "Sofralar" belirler. Ancak 6 Şubat sabahı, bu gerçeğe bambaşka ve ağır bir anlam yükledi. O gün anladım ki; bu tarifler kolektif hafızamızı ayakta tutan en hayati araçlarmış. Bu yüzden, sadece tarifleri değil, onların arkasındaki insan hikayelerini ve o meşakkatli üretim süreçlerini belgelemeyi, bir tür "kültürel hayatta kalma mücadelesi" olarak sahiplendim.
Bu platform akademik bir araştırmanın filiziydi, ancak bugün bir tezden çok daha fazlası. Yaptığım araştırmalar bana şunu gösterdi: Antakya’da gastronomi, stratejik bir "direnç" kaynağıdır. Çünkü kurumsal sistemlerin nefesinin yetmediği anlarda, yerel gıda ağları devreye girer; toplumun dağılmasını önleyen, sosyal dokuyu bir arada tutan o "görünmez güvence"ye dönüşür. Bu yüzden Sofretna, "mekansızlaşma" tehdidine karşı, Antakya’nın hafızasına kazınmış o "kültürel sermayeyi" kayıt altına alma yolculuğunun bir ürünüdür. Bu proje, lezzetlerin hafızasını koruyarak, tarihte yedi kez yıkılan bu kadim şehrin, sekizinci kez yeniden doğuşuna omuz vermeyi amaçlamaktadir.
Öykü Bozkır / Araştırmacı ve Kurucu