
PROTOKOL
Sofretna'nın temelinde, Antakya'nın gastronomi belleğini koruyan dijital bir arşiv yatar. Fakat dokümantasyon tek başına yetersizdir; hafızanın yeşermesi için canlı bir ekosistem şarttır.
Bu protokol, akademik araştırmayı toplumsal etkiye çevirmeyi hedefler. Arşivdeki hikayeleri, bizzat o hikayeleri yaşayan üreticilerle buluşturur. Bu 4 adımlı etik kılavuzu takip ederek, kültürel dokunun hayatta kalmasını sağlayan bir sisteme katkıda bulunabilirsiniz.
4 ADIMLI ETİK TEDARİK REHBERİ

Sahicilik otantiklikte başlar. Yerel bir pazar tezgahından bir kadın kooperatifine; mahsule asıl değerini veren, ona değen o ellerdir. Bu yüzden doğrudan bağ kurmak esastır. Tarla ile sofra arasındaki mesafeyi kısaltarak, her satın alımda belirli bir aileyi, bir köyü ve bir hikayeyi yaşatırsınız. Gıdanızın nereden geldiğini bilmek, bu gelenekleri korumanın ilk adımıdır.

Bir kültürü muhafaza etmek, onun kendine has tadını korumayı gerektirir. Yerli biberden çekilmiş bir salça, endüstriyel muadilinden temelde bambaşka bir hikaye ve kıymet taşır. Antakya’nın kimliğini tanımlamak için asıl olan, kadim reçeteleri ve o toprağa özgü mahsulü öncelemektir. Siz sahici malzemeye kıymet verdiğinizde, yerel biyoçeşitliliğin erozyonunu durdurur; üreticinin o 'gerçek lezzeti' koruma inadının karşılığını almasını mümkün kılarsınız.

Toprak, her öğünün görünmez ortağıdır. Sürdürülebilirlik, toprağı yormayan bir üretim biçimini desteklemek demektir. Mevsimsel döngülere öncelik veriyor; Halhalı zeytini ve Karakılçık buğdayı gibi biyoçeşitliliği koruyan üreticileri destekliyoruz. Doğanın sınırlarına saygı duyarak, toprağın iyileşmesine izin verir ve onu gelecek nesiller için verimli kılarsınız.

Ekonomik darboğazlarda ticaret, en saf dayanışma halidir. Amacımız, üreticinin zanaatına devam edecek desteği gördüğü kalıcı bir döngü kurmaktır. Adil ticareti seçerek, her satın alımınızı üretimin sürekliliği adına verilmiş bir "oy"a çevirirsiniz.